Mar 19, 2014 - 0 Comments - Veriler -

Cinsiyetlere göre İşgücü İstatistikleri

Nalan Yırtmaç

Kadınlar ve erkekler işsizliği aynı şekilde deneyimlemezler. Fakat, bu durumu gözlemleyebilmek için verileri cinsiyetlere göre ayrıştırmak gerekir. 

2005′ten 2013′ün birinci döneminin sonuna kadar olan süre boyunca kadınlar ve erkekler için ayrıştırılmış olan işsizlik oranlarını incelediğimizde, kadınlardaki işsizlik oranının erkeklere göre daha yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Cinsiyetlere Göre İşsizlik Oranı başlıklı tabloda dikkatimizi çeken ilk şey, 2005′ten 2009′un birinci çeyreğinin sonuna kadar olan ve işsizlik oranlarında artışın görüldüğü dönemlerde, kadınların işsizlik oranının erkeklerinkinden daha yüksek olduğu. Dikkat çeken bir diğer nokta ise, küresel krizin Türkiye ekonomisini en çok etkilediği 2009 yılında ve 2010′un birinci çeyreğinde kadın ve erkek işsizlik oranlarının birbirine gittikçe yaklaşıyor oluşu.

Tablo 1

Kadın ve erkeklerin işsizlik deneyimlerini daha iyi anlamak için, işsiz sayılarına bakmak da faydalı olacaktır (Cinsiyetlere Göre İşsiz Sayısı başlıklı tablo). 2005′ten bu yana toplam işsiz sayısının 3 milyon 743 bini bularak en çok yükseldiği 2009′un birinci çeyreğinde, bu sayının 970 binini kadınlar oluşturuyor. Ancak, ilk iki tabloyu karşılaştırdığımızda özellikle dikkat çeken bir gözlemle karşılaşıyoruz. 2008′in üçüncü çeyreğinde başlayan kriz döneminde kadın işsizlik oranı, erkek ve toplam işsizlik oranlarıyla paralel bir seyir izlerken; kadın işsiz sayısı, erkek işsiz sayısına göre çok daha az bir artış sergiliyor. Bu durumu açıklayabilmemiz için, üçüncü bir kavramı, işgücü kavramını, devreye sokmamız gerekiyor.

Tablo 3

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, işsizlik oranlarını hesaplarken işsizlerin sayısını işgücüne bölüyoruz. İşte yukarıdaki durumu açıklarken de, hem işsiz sayısındaki hem de işgücüne katılım sayısındaki değişimleri hesaba katmamız gerekiyor. Eğer işsiz sayısında kayda değer bir yükselme yaşanmıyor ancak işsizlik oranı buna rağmen yükseliyorsa, işgücüne katılımda bir düşüşün olduğundan bahsedebiliriz.

Cinsiyetlere Göre İşgücüne Katılma Oranı başlıklı tabloda, Türkiye’de kadın ve erkeklerin işgücüne katılımlarının arasındaki farklılaşmayı net bir şekilde izleyebiliyoruz. Toplam işgücü katılımı oranı 2011′den beri %50′lerde dolaşırken, bu oran erkeklerde %70′lerde, kadınlarda ise %30 civarlarında.

Dikkat edilmesi gereken nokta, toplam işgücüne katılım oranında gözlemlediğimiz yükselişin (2005′in birinci çeyreğinde %45′ten, 2013′ün üçüncü çeyreğinde %51.5′e) önemli sebeplerinden birinin, kadın işgücünde aynı dönemde gerçekleşe (2005 birinci çeyreğinde %21.8′den 2013 üçüncü çeyreğinde %31.4′ye) artıştan kaynaklandığıdır. Aynı dönem ham sayılarla incelendiğinde, işgücüne katılım sayısı erkeklerde 16 milyon 237 binden 19 milyon 192 bine çıkarken, kadınlarda 5 milyon 357 binden 8 milyon 317 bine çıkmış.

Tablo 2

Kaynaklar:

Türkiye verileri TÜİK websitesinden, “İstihdam, İşsizlik ve Ücret” sekmesinden alınmıştır.

İstatistiksel Tablo: “Kurumsal Olmayan Nüfusun Yıllar ve Cinsiyete göre İşgücü Durumu”

Görsel: Nalan Yırtmaç

Print Friendly

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *