May 21, 2014 - 0 Comments - Veriler -

Çıktı Açığı

Bir ülkenin üretken potansiyelinin ne kadar kullandığının göstergelerinden bir diğeri de o ülkenin “çıktı açığı”dır (Bir başka gösterge de kapasite kullanım oranıdır). Eğer çıktı açığı eksi değerlerde ise, ülkenin gerçek üretim düzeyi potansiyel üretiminin altındadır. Çıktı açığı artı değerlerde ise, gerçek üretim potansiyel üretimin üzerindedir.

OECD’nin websitesinde, “Potansiyel GSYH” bir ekonominin sabit enflasyon oranı koşullarında gerçekleştirebileceği üretim düzeyi olarak tanımlanıyor. Eğer bir ekonomi potansiyel çıktı düzeyinin üzerinde üretim yaparsa bu durum enflasyonun yükselmesine yol açar. Potansiyel çıktı ise o ülkenin sermaye stoğuna, (demografik etkenlere ve işgücü katılım oranlarına) potansiyel işgücüne, emeğin etkinliğine ve enflasyonu arttırmayan işsizlik oranına (NAIRU) bağlıdır.

Tablo 1

Tablo 1’de, Türkiye’nin 1998-2015 yılları arasındaki üretim düzeyi (nominal) ile potansiyel üretim düzeyleri karşılaştırılıyor (son iki yıl OECD tahminleri). Görüldüğü gibi, kriz yılları olan 2000-2003 ve 2009-2010 yıllarında üretim düzeyi potansiyelin altına düşmüş.

Tablo 2

Tablo 2’de ise bu durum “çıktı açığı” olarak gösteriliyor. Çıktı açığının eksi olduğu kriz yıllarında, işsizlik oranının da yükseldiğini gözlemliyoruz. Çıktı açığı 2011’de toparlanma eğilimi göstermiş olsa da 2012’den itibaren tekrar eksi değerlere geri dönüyor. Bu durum da işsizlik oranına artış olarak yansıyor.

Kaynaklar:

Veriler OECD websitesinden, “Economic Outlook No 93 – June 2013 – OECD Annual Projections” sekmesinden alınmıştır.

Göstergeler: “Gross domestic product, volume, market prices”, “Output gap of the total economy”, “Potential output of total economy, volume”, “Unemployment rate”

Print Friendly

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *