May 24, 2014 - 0 Comments - Veriler -

Tarihsel Bakış Açısıyla Vergi Gelirleri

1990’ların sonlarından itibaren Türkiye’nin vergi gelirlerinin kompozisyonunda kayda değer değişimler yaşandı ve devletin bütçe gelirler artan bir oranda dolaylı vergilere yaslanmaya başladı.

Vergi gelirleri, bir ülkenin bütçe gelirlerinin çok önemli bir bölümünü oluşturur. Ancak, gelir dağılımına yapacağı etkilerden dolayı vergi gelirlerinin nasıl toplandığına oldukça dikkat edilmesi gerekir. Başka bir notta da bahsettiğimiz gibi (Bütçe Gelirleri); dolaysız vergilerle (Gelir veya Servet Üzerinden Alınan Vergilerle) karşılaştırıldığında, dolaylı vergiler (Mal ve Hizmetler Üzerinden Alınan Vergiler veya Dış Ticaret Vergileri) yapısal olarak gelir dağılımını eşitsizleştiren bir etkide bulunurlar. Bu durum, Mal ve Hizmetler Üzerinden Alınan Vergilerin, mal veya hizmeti alan kişinin gelirinden bağımsız olarak herkesi aynı oranda etkilemesinden kaynaklanır. Diğer bir deyişle, kişinin geliri artsa dahi alınan vergi artmaz. Buna karşılık, Gelir veya Servet Üzerinden Alınan Vergiler, eğer gelir ve servet arttıkça yükseliyorsa, artan oranda vergi türü (progressive tax) sayılır.

Sık sık belirtiğimiz üzere, 1990’ların sonlarından bu yana Türkiye’nin bütçe gelirlerinin en büyük kısmını dolaylı vergiler oluşturuyor. Tablo 1’de 1975’ten 2010’un sonuna kadar Türkiye’nin vergi gelirlerinin bütçe gelirlerine oranlarını görüyoruz. Dolaysız vergiler (Gelir Üzerinden ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler) 1995’e kadar bütçe gelirlerinin ortalama %44.7’sini oluşturmuş. 1995’ten 2010’a kadar olan dönemde ise bu oran ortalama %28.5’e düşmüş. Tüm süre boyunca Servet Üzerinden Alınan Vergiler ortalama %1.2’de kalmış. Diğer bir deyişle, Türkiye’de servet sahiplerinin (örneğin gayrimenkul, hisse senedi veya bono sahipleri) vergilendirilmesi sınırlı kalmış. Ne yazık ki uluslararası bir karşılaştırma yapıldığında Türkiye’nin bu durumunun bir istisna olmadığı görülecektir.

Tablo 1

Tablo 2’de Mal ve Hizmetler Üzerinden Alınan Vergiler ile Gelir Üzerinden Alınan Vergilerin GSYH’ye oranlarını inceliyoruz. Bu seriler gösteriyor ki Gelir Üzerinen Alınan Vergilerin GSYH’ye oranı %5 civarlarında sabit kalırken Mal ve Hizmetler Üzerinden Alınan Vergilerin oranı ortalaması 1975-1995 yılları arasında %3 iken 1995-2010 yılları arasında %8’e yükselmiş.

Tablo 2

Türkiye üzerine çalışan birçok iktisatçı ülke ekonomisinin önemli bir bölümünün kayıt-dışı yürütüldüğüne dikkat çekiyor. Kayıt-dışı ekonomik faaliyetlerden kazanılan gelirleri vergilendirmek mümkün olmadığı için, Türkiye’de devlet mal ve hizmetleri vergilendirmeye yöneliyor. Bütçe gelirlerindeki dolaysız vergilerden dolaylı vergilere doğru olan kayma da, devletin bütçe dengesini sağlayabilmek için kolay vergi toplayabildiği alanlara yöneldiğini gösteriyor- gelir dağılımı adaletsizliğini arttırma pahasına olsa da.

Kaynaklar:

Veriler Kalkınma Bakanlığı websitesinden, “Ekonomik ve Sosyal Göstergeler” sekmesinden alınmıştır.

İstatistiksel Tablo: “Kamu Finansmanı (Tablo V.)”

Print Friendly

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *