Nov 18, 2015 - 0 Comments - Anlatılar -

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın Gösteremedikleri

Nalan Yırtmaç

Pek çok farklı başlıkta Türkiye’de GSYH’nin nasıl bir seyir izlediğini tartıştık. Pek çok iktisatçı ekonomik ilerlemenin en önemli göstergelerinden biri olarak GSYH’ye (bir ülkede üretilen toplam yıllık hasıla) değiniyor. Peki, gerçekten böyle mi?

İlk olarak, ekonomik büyüme kaçınılmaz bir biçimde her zaman dışsallıklara yol açar. Dışsallıklar, piyasa işlemlerinin üçüncü şahısları ve çevreyi etkileyen piyasa dışı (olumsuz veya olumlu) sonuçlarıdır. Konuyla ilgili tartışmalarda muhtemelen en çok değinilen dışsallık çevre kirliliğidir. Benzer şekilde, gürültü kirliliği ve kalabalık da ekonomik büyümenin dışsallıkları olarak düşünülebilir.

Başka bir ifadeyle, GSYH büyüme oranları ekonomik büyümenin kalitesi hakkında bize hiçbir şey söylemez. Yüksek büyüme oranları beraberinde büyük bir çevre ve gürültü kirliliği, kalabalık ve doğa tahribatı da getiriyor olabilir. Ekonomik büyümenin yarattığı bu bedelleri dikkate almadan, sadece GSYH büyüme oranlarına odaklanmak, en basit ifadeyle, yanıltıcı ve eksik olacaktır.

Diğer önemli bir konu da GSYH’nin nasıl finanse edildiğidir. Örneğin, Türkiye gibi tasarrufların yatırımları karşılayamadığı ülkelerde; diğer bir deyişle, ithalatın ihracattan daha yüksek olduğu ülkelerde, diğer ülkelerden ve yabancı tasarruf sahiplerinden borç alma gerekliliği oluşur. Bir ekonomi oldukça yüksek büyüme oranları gösterse bile, bu buyume dış borçlanma ile karşılanıyor olabilir. Ki bu durum, günümüz Türkiye’sinin içinde bulunduğu durumdur.

Dahası, GSYH hesaplamalarının kapsadığı kimi mal ve servislerin, bir toplumun yaşam kalitesini ille de arttırdığı iddia edilemez. Örneğin, güvenlik amacıyla üretilen mal ve hizmetler (örn. askeri mallar, özel ve kamusal güvenlik servisleri, hapishaneler) sayesinde karşımıza oldukça yüksek bir GSYH değeri çıkabilir. Ancak bunlar aynı zamanda toplumsal refahta kayda değer kayıplar da oluşturabilir.

Tüm bunların haricinde, GSYH hesaplamalarının tümüyle kapsaması mümkün olmayan şeyler de vardır: Piyasa dolaşımına girmeyen mal ve hizmetler ile yasa dışı (veya kayıt dışı) ekonomik etkinlikler gibi. Piyasa dolaşımına girmeyen mal ve hizmetler oldukça büyük bir haneiçi üretim ve tüketim faaliyetler bütününü kapsar. Kendiniz için hazırladığınız sandviç, bir son mal olmasına ve hizmetler hanesinde bir katma değer üretilmiş olmasına rağmen, GSYH hesaplamalarına girmez.  Daha da önemlisi, tüm ülkelerdeki cinsiyetçi toplumsal yapılar sebebiyle kadınların ürettiği (üretmek zorunda kaldığı) muazzam büyüklükteki ev içi emeği (ki bazı hesaplamalara göre bu üretim parasal değere vurulunca bir ülkenin GSYH’sine denk düşmektedir) GSYH hesaplamalarında görünmez olur.

Diğer bir taraftan, yasa dışı (veya kayıt dışı) ekonomik faaliyetlerin de, vergi kaçırmaktan uyuşturucu ticaretine, pek çok farklı yüzü vardır ve bunların büyüklüklerini de hesaplamak oldukça zordur. Bu sebeple, bir ülkede senelik olarak üretilen mal ve hizmetlerin parasal değerleri toplamı olarak GSYH’nin ne kadar hassas sonuçlar verdiği de tartışmaya açıktır.

Toplumsal refahın bir göstergesi olarak GSYH’nin bir diğer önemli yetersizliği daha vardır. O da GSYH’nin bir toplumdaki gelir dağılımı hakkında hiçbir şey söylememesidir. Örneğin, sabit fiyatlarla hesaplanmış kişi başına düşen GSYH sadece bir ortalamadır ve mutlaka dağılımla ilgili diğer göstergelerle beraber ele alınması gerekir. Gelir eşitsizliği, Gini katsayısı ve İnsani Gelişim Endeksinden bahsederken bu konuya geri döneceğiz.

Son olarak, iyi yaşamak denildiğinde anlaşılanlar herkes için çeşitlidir ve ille de GSYH büyümesinin sağladığı toplumsal etkilerle sınırlı olamaz, özellikle de yaratılan çevre tahribatı ve diğer olumsuz dışsallıklar göz önüne alındığında. Örneğin, neden boş zaman yaratmak dururken, bunun yerine ekonomik üretimi arttırmak zorunda olduğumuzu düşünüyoruz? Üstelik daha eşit bir toplumda yaşamanın bu kadar büyük oranlarda büyümeyi gerektirmediğini bilmemize rağmen…

Görsel: Nalan Yırtmaç

Print Friendly

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *