Nov 04, 2015 - 0 Comments - Veriler -

Tarihsel Bakış Açısıyla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Büyüme Oranları

Nalan Yırtmaç

Haberleri izlediğimizde karşınıza en çok çıkan iktisadi terimlerden biri Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dır (GSYH). Peki, GSYH nedir ve GSYH’nin büyüme oranları Türkiye’de nasıl bir performans gösteriyor?

İktisatçılar, bir ülkenin kendi sınırları içinde bir yılda ürettiği mal ve hizmetlerin parasal değerlerinin toplamını GSYH olarak isimlendiriyorlar ve cari ve sabit fiyatlarla hesaplanmış GSYH verileri arasında bir ayrım yapıyorlar.

Özetlemek gerekirse, cari fiyatlarla GSYH verileri üretilen mal ve hizmetleri o senenin fiyatlarıyla sunarken, sabit fiyatlarla GSYH verileri daha önceki herhangi bir senenin fiyatlarını referans olarak alır. Diğer bir deyişle, sabit fiyatlarla GSYH, cari fiyatlarla GSYH’nin enflasyon etkilerinden arındırılmış halidir. Örneğin, 1998 sabit fiyatlarıyla hesaplanmış bir GSYH serisi, o ülkenin 2015 yılındaki cari GSYH’sinin 1998’deki fiyatlarla kaç TL’ye karşılık geldiğini gösterir.

Bir ülkenin ekonomik performansını tarihsel bir bakış açısıyla incelemek istediğimizde, başvurabileceğimiz verilerden biri o ülkenin GSYH’sinin büyüme oranıdır ve büyüme oranları serinin zaman aralıklarına göre farklı şekillerde hesaplanabilir. Büyüme oranı, yıllık serilerde bir önceki yıla göre hesaplanırken, çeyreklik (3 aylık) serilerde ya bir önceki çeyreğe ya da bir önceki yılın aynı çeyreğine göre hesaplanır. Tahmin edeceğiniz gibi, kış aylarındaki üretimi yaz aylarındaki üretimle denk tutmak kimi durumlarda hatalı yorumlamalara sebep olabilir. İşte bu yüzden, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre hesaplanan büyüme oranları, mevsimsel karşılaştırmayı da mümkün kıldığı için iktisatçılar tarafından tercih edilir.

Tablo 1’de 1969’dan 2006’ya kadar uzanan dönemin yıllık GSYH (1987 sabit fiyatlarıyla) büyüme oranları, Tablo 2’de ise 1999’un birinci çeyreğinden 2015’in 2. çeyreğine kadar uzanan dönemin GSYH (1998 sabit fiyatlarıyla) büyüme oranlarını görüyorsunuz. Tablo 2’deki çeyreklik seride bir önceki yılın aynı çeyreğine göre hesaplanan büyüme oranlarını kullandık.

Tablo 1’deki tarihsel seri Türkiye ekonomisinin daralma yıllarını gözlemlememizi mümkün kılıyor. Örneğin, 12 Eylül 1980 darbesine mazeret olarak da gösterilen ekonomik krizin seyrini 1976’dan sonra yavaşlama ve 1979 ve 1980’de negatife inen büyüme oranlarından gözlemlemek mümkün.  Benzer şekilde, Kemal Derviş reformlarını gerektiren ekonomik krizi 2001’deki negatif büyüme oranından gözlemliyoruz.

Tablo 1

Çeyreklik veriler, yıllık verilerin mümkün kıldığından çok daha hassas bir yorumlama yapmamızı sağlıyor. Tablo 2’deki çeyreklik seriye baktığımızda 2000’li yıllardaki iki ekonomik krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini (2001 ve 2008-2009 verilerine dikkat edin) çok daha açık bir şekilde görebiliyoruz.

Tablo 2

Kaynaklar:

GSYH verileri TÜİK websitesinden, “Üretim Yöntemi ile GSYH” sekmesinden alınmıştır.

İstatistiksel Tablo: “Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (1998 sabit fiyatlarıyla)” ve “Ana Faaliyet Kollarına Göre Sabit Fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (1987 Bazlı)”

Görsel: Nalan Yırtmaç

Print Friendly

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *